14 Haziran 2016 Salı

İmam Suyuti'nin İki Eseri Daha Yayınlandı

Cinler Alemi (Laktu'l-Mercan tercümesi) - İmam Suyuti
Tercüme ve tahkik: Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş
440 sf. karton kapak 2. hamur
 
İmam Suyuti kitabın mukaddimesinde şöyle demiştir: "Bu kitap, Şeyh İmam el-Kadı Bedruddin eş-Şiblî rahimehullah’ın "Âkâmu’l-Mercan Fi Ahkami’l-Cân" adlı eserinin özetidir. Bunu "Laktu’l-Mercan" diye isimlendirdim ve beğendiğim şekilde telhis ettim. Bu kitaba şu konularda birçok eklemeler yaptım: Cinlerin varlıklarının zikri, sınıfları, cin kelimesinin anlamı, şeytanlarla cinlerin arasındaki fark, ruhlar, ifrit..."


Kabir Hayatı (Şerhu's-Sudur kitabındaki sahih rivayetler) İmam Suyuti
Tercüme ve sahihlerini tehzib: Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş
340 sf. karton kapak, 2. hamur
 
İmam Suyutî rahimehullah’ın "şerhu’s-Sudur" adlı kitabı, İslam akidesinin önemli bir kısmını oluşturan ölüm, berzah hayatı, kabir azabı, ruh gibi konularda en geniş kapsamlı eserlerin başında gelmektedir. Zira İmam Suyuti, bu konuda eser telif etmiş olan Ibn Ebi’d-Dnya, Ibn Mende, Mervezi, İbn Kayyım, İbn Kesir, İbn Receb rahimehumullah ve diğerleri gibi ilim ehlinin kitaplarından faydalanmak suretiyle bu eseri hazırlamıştır. Lakin kitapta zikredilen rivayetlerin büyük bir kısmı zayıf, bir kısmı da uydurmadır. Bu yüzden kitapta zikredilen bütün rivayetlerin isnadlarını araştırarak sıhhat durumlarını tespit etmeye çalıştım ve dipnotlarda belirttim. İmam Suyuti rahimehullah mukaddimesinde şöyle der: "Bu kitap, berzah alemi hakkında gönüllerin şiddetli arzusuna şifa veren bir kitaptır. Bu kitapta şu konuları işledim: Ölümün fazileti ve şekli, ölüm meleğinin ve yardımcılarının özellikleri, sekeratta ölünün başına gelen durum; ruhun bedenden ayrılıp Allah’a yükselmesinden sonraki hali, ruhun diğer ruhlarla bir araya gelmesi ve bundan sonra nerede yerleşeceği. Kabrin durumu, ölüyü sıkıştırması, fitnesi, azabı, genişliği ve darlığı, Kabirde kula fayda verecek şeyler."

29 Mayıs 2016 Pazar

Sahih Tefsir Aboneliği

Sahih Tefsir'in ilk iki cildi çıktı. Bu kitap piyasaya abonelik sistemi ile verilecektir. Bu abonelik planına göre;
 
* Abonelik ücreti olarak 75 tl. ödeme alınacak, ilk iki cild abonelere gönderilecektir.
 
* 3. cilt çıktığında 30 tl. ödeme alınarak abonenin adresine gönderilecektir. 3. cilt ile birlikte ayrıca abonelere özel olarak Tekfir Sapması adlı kitap hediye olarak gönderilecektir. 
 
* 4., 5. ve 6. ciltler çıktığında da her biri için 30 tl. ödeme alınarak abonelerin adreslerine gönderilecektir.
 
* Son olarak 7. ve 8. ciltler için 45 tl. ödeme alınarak bu ciltler de abonelere ulaştırılacaktır.
 
* Abonelik için ad, soyadı, telefon numarası ve adres bilgilerinin e-mail adresimize gönderilmesi gerekmektedir. 
Tel: 0 533 412 62 22
E-mail adresimiz: darussunne@hotmail.com 
 
Sahih Tefsirin Ayrıcalıkları
 
1- Alanında ilk denilebilecek bir çalışmadır. Yalnızca sahih ve hasen rivayetler seçilerek merfu hadisler, sahabe tefsiri, tabiîn ve tebau't-tabiin tefsiri nakledilmiş, sonrakilerin yorumlarına yer verilmemiştir. Böylece ümmetin selefinin anlayışıyla Kur'ân tefsiri tespit edilmeye çalışılmış, okuyucuyu karmaşıklığa ve ihtilaflara sürükleyen zayıf ve uydurma rivayetler ile, Kur'ân ve sahih sünnete aykırı düşen israiliyyat rivayetlerinden uzak durulmuştur.
 
2- Ayetlerin Türkçe mealleri verilirken yukarıda bahsedilen sahih rivayetlere dayalı meallendirme yapılmıştır.
 
3- Giriş kısmında sahih kaynaklara dayalı olarak Tefsir usulü ve Kur'ân öğrenimi ile ilgili açıklayıcı bilgiler verilmiştir.
 
4-  Kitabın baskısı üç renk olarak, şamua kağıda yapılmıştır. ayetler ve sure başlıkları kırmızı, hadislerin arapça metinleri ve konu başlıkları mavi, tefsir ve rivayetlerin Türkçe metinleri ise siyah olarak renklendirilmiştir. Cilt kapağı dayanıklı termo deri, üzerindeki yazılar kabartma şeklindedir. Sırt kısmı ise 8 cilde yayılmış bir kompozisyon olarak yine kabartmadır.
 
5- Kitabın dizgisinde okuyucuyu rahatsız etmeyen, bilakis okumayı sevdiren bir düzen gözetilmiştir.
 
Kitabın kapağı ve iç sayfalarından örnekler:
 




 

31 Mart 2016 Perşembe

İletişim ve sipariş formu sorunu düzeltildi

Sitemizin İletişim formundan yazılan mesajların tarafımıza ulaşmadığı tespit edilmiştir.
Bundan dolayı son bir ayda iletişim ve sipariş formundan mesaj gönderen takipçilerimizin İletişim sayfamızda yeniden düzenlenmiş olan formdan dönüş yapmalarını rica ederiz.
Bu sorun sebebiyle Daru's-Sunne kitaplarının set kampanyası da 1 hafta daha uzatılmıştır.

4 Mart 2016 Cuma

PTT YURT DIŞI YAKLAŞIK KARGO FİYATLARI:
1- KİLO = 50 TL. VE ARTI HER KİLO 12 TL. 

ÖRNEK-1: 5 KİLO BİR KARGO 50 + 12 + 12 + 12 + 12 = 98 TL EDER. 

YURT DIŞINDAN SİPARİŞ VERECEKLER ÖRNEĞİN ALMANYA 3 ARKADAŞ ORTAK SİPARİŞ ETSE İLK BİR KİLO İÇİN 50 TL ÖDEMEZ + 12 TL LERİ ÖDER 

ÖRNEK-2: 3 KİŞİ 5 ER KİLO SİPARİŞ VERSE 12*5*3 + 50 TL = 230 TL EDER.
330 YERİNE 230 ÖDER 100 TL DAHA AVANTAJLI OLUR.

BUNLAR YAKLAŞIK FİYATLAR AZ BİR FARKLA DEĞİŞİKLİK GÖSTEREBİLİR. 

DAHA ÖNCE YURT DIŞINDAN SİPARİŞ VEREN ARKADAŞLARDAN RİCAMIZ.  BU KARGO FİYATLARINI KABUL EDENLER YENİDEN SİTE ÜZERİNDEN SİPARİŞLERİNİ VERSİNLER. 

27 Kasım 2015 Cuma

Sahih Kudsî Hadis Kulliyâtı Sağlam Yayınlarından Çıktı


7 İmamdan Sahih Kudsi Hadisler

(Ahmed b. Hanbel, Buhârî, Muslim, Ebû Dâvûd, Nesâî, Tirmizî ve İbn Mâce)

Hazırlayan: SEYFULLAH ERDOĞMUŞ

 

 

Bu çalışmada mütedavil hadis kaynaklarında yer alan, sahih veya hasen mertebesindeki isnadlar ile gelmiş olan kudsı̂ hadisler toplanmaya çalışıldı. Bu hadislerin geneli; Ahmed b. Hanbel, Buhârı̂, Muslim, Ebû Dâvûd, Nesâı̂, Tirmizı̂ ve İbn Mâce’nin eserlerinden ibaret “Kûtub-u Seb’a: Yedi Kitap” içerisinde yer alan hadislerdir. Nadiren bu yedi imamın rivayet ettikleri dışında bir kaç kudsî hadis daha yer almıştır. "Sahih Kudsı̂ Hadis Külliyatı" denilebilecek bir çalışma olması için Kutub-u Seb'a dışında yer alan hadisler de zikredildi.
Her bir hadisin sıhhat mertebesini ve rivayetin yer aldığı kaynaklar dipnotlarda zikredildi. Bazen aynı hadisin birden fazla sahabe tarafından rivayet edilmiş olması halinde, aynı metinle gelmiş rivayetleri tekrar zikretmek yerine, metni en kapsamlı olanlarını seçme yoluna gidildi. Kitabın giriş kısmına Kudsı̂ Hadisler ile Kur’ân-ı Kerim ve diğer hadisler arasındaki farklar hakkında kısa bir açıklama, bir de yedi imamın biyografisi hakkında kısa bilgiler eklenmiştir..


Barkod



9789759180959


 





Eser Adı


7 İmamdan Sahih Kudsi Hadisler


Alt Başlık


 


Yazar


Ahmed b. Hanbel, Buhari, Müslim, Ebu Davud,

Nesai, Tirmizi ve İbn Mace


Hazırlayan


Seyfullah Erdoğmuş


Eserin Dili


Türkçe / Arapça


Genel Anlamda Kategorisi




İslam / Hadis


Kağıt Bilgisi


İthal Kağıt


Kapak Bilgisi


Karton


Baskı Tarihi


2015-Kasım


Baskı Sayısı


1. BASKI


Sayfa Sayısı


398


Ebat X, Y, Z (mm.)
(En, Boy, Derinlik)


13,5 x 21 Cm


Isbn



978-975-9180-95-9


 





Etiket Fiyatı (YTL.)


18,36 TL   kdv dahil


 

15 Kasım 2015 Pazar

Tekfir Sapması ve Haktan Sapmanın Temelleri Kitapları Yayında!


Haktan Sapmanın Temelleri
Önceki ümmetlerde kınanmış olup bu ümmete de sirayet eden haktan sapmaların temelini teşkil eden bazı unsurların pratik bir şekilde açıklandığı eser 176 sayfa, şamua kağıt, ciltli ve üç renk olarak basıldı.




 

Haricîlik ve Murcîe Arasında
TEKFîR SAPMASI
Tekfir meselesi hakkında güncel ve Türkçe'deki en hacimli çalışma sayılabilecek eser, iman konusunda salih selefin akidesini delilleriyle ortaya koymakta, bu meselede hakkın dışına çıkan grupların şüphelerine cevaplar sunmaktadır. Kitap 720 sayfa, şamua kağıt, iki renk baskı ve ciltli olarak basıldı. 
 


12 Kasım 2015 Perşembe

Sıradışı Bir Kitap: Bizden Olmayanlar

         
 
       Türkçe dilinde yazılmış ilk ve tek etraflı menhec kitabı "Bizden Olmayanlar" geçtiğimiz aylarda Dâru's-Sunne Mescidi tarafından yayınlandı.
       
       Kısa zamanda olumlu ve olumsuz birçok tepkiler alan kitap, Sâlih Selefîn itikâdî ve amelî menhecini Kur'ân ayetleri, hadis-i şerifler, sahabe, tabiin ve sünnet imamlarının sözlerinden deliller ile ortaya koyarken, bâtıl mezheplere sapmış birçok Müslümanın sahih akideyle tanışmasına vesile olmuş, diğer taraftan da üstünlüğüne şahitlik edilmiş ilk üç asır Müslümanlarının yaşam tarzını yanlış lanse etmeye çalışanları deşifre ettiğinden bazı grupların tepkisiyle karşılaşmıştır.
 
     Yabancı kaynaklardan beslenen kimi yayın kuruluşları tarafından kitap ve yazarı aleyhinde servis edilen karalama eylemleri, birçok kitapçıyı ürküttüğünden sınırlı bazı kitap satış merkezlerinde satışa sunulan "Bizden Olmayanlar" kitabına www.sahihkitap.com sitesi üzerinden sipariş verebilirsiniz.
 
        Peki "Bizden Olmayanlar" kitabı ne anlatmak istiyor, konusu nedir? Müellifi, kitabın içeriği hakkında da ayrıntılı bahsettiği mukaddimesinde şöyle demektedir: 
 
        Muhakkak ki dinde hak ile bâtıl arasında kesin çizgiler vardır. Hak ile bâtılın safları birbirinden ayrıdır. Hakka tâbi olmak isteyenler net çizgilere uyarak bâtıldan teberri etmeli, ateşten sakındığı gibi ondan sakınarak uzak durmalıdır. Nitekim Enes radıyallahu anh’ın rivayet ettiği hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ: أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا، وَأَنْ يُحِبَّ المَرْءَ لاَ يُحِبُّهُ إِلَّا لِلَّهِ، وَأَنْ يَكْرَهَ أَنْ يَعُودَ فِي الكُفْرِ كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُقْذَفَ فِي النَّارِ
Şu üç şey kimde bulunursa imanın tadını bulur: Allah ve rasulünü, bu ikisi dışındaki herşeyden daha fazla seven, bir kimseyi sadece Allah için seven ve Allah kendisini ondan kurtardıktan sonra küfre dönmekten tıpkı ateşe atılmaktan nefret ettiği gibi nefret eden.”[1]
Bâtıldan ve bâtıl ehlinden nefret etmeyen, bâtıla hoşgörü duyan, zikrettiğimiz kesin çizgileri koymayan kimse hakkın ehlinden olamaz.
Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe 119)
Ali radıyallahu anh de şöyle demiştir: “Şayet bir kimse bütün ömrünü oruçla ve namazla geçirse, sonra (Mekke’de) rükn ile makam arasında öldürülse, kıyamet günü elbette Allah onu, doğru yol üzerinde olduklarını düşündüğü kimselerle beraber haşreder.”[2]
Ali radıyallahu anh’ın bu sözü, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şu hadisine muvafıktır: Abdullah b. Mes’ud radıyallahu anh dedi ki: “Bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve: “Ey Allah’ın rasulü! Bir topluluğu seven fakat onlara katılamayan kimse hakkında ne dersin?” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kişi sevdiğiyle beraberdir.”[3]
Muhakkak ki bu hadise göre; nebîleri, sadıkları, şehitleri, velîleri, salihleri seven onlarla beraber olduğu gibi, Allah ve rasul düşmanlarını, kafirleri, müşrikleri, münafıkları, bid’at ehlini, fasıkları seven de onlarla beraberdir. Şüphesiz hakkın tarafında olmak için hakkı bilmek, batıldan uzaklaşmak için de batılı bilmek zorunludur.
Ömer b. el-Hattâb radıyallahu anh şöyle demiştir: “Kabe’nin rabbine yemin ederim ki, Arapların (müslümanların) ne zaman helak olacağını anladım. İşlerinin başına Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sahabelik yapmamış ve Cahiliyye’yi bilmeyen kimseler gelirse, İslam’ın bağları birer birer çözülür.”[4]
Haris b. Havt el-Leysî, Ali radıyallahu anh'e şöyle dedi: “Aişe, Talha ve Zubeyr'in (Allah hepsinden razı olsun) batıl üzerinde toplanacaklarını mı zannediyorsun?" Ali radıyallahu anh dedi ki: "Ey Haris! İş sana karışık gelmiş! Aşağı bakarsan yukarıyı göremezsin. Hak ve batıl kişilerle tanınmazlar! Sen hakkı öğren, hakkın ehlini de bilirsin. Batıl'ı öğren, onun da kimden geldiğini anlarsın!"[5]
Bâtıl bilindikten sonra da ondan uzaklaşılması zorunludur:
Amr b. el-Haris’ten: “Birisi İbn Mes’ud radıyallahu anh’ı bir düğün yemeğine davet etti. İbn Mesud radıyallahu anh oraya gidince eğlence sesi işitti ve girmeden geri döndü. Neden döndüğü sorulunca şöyle dedi: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: “Kim bir topluluğun kalabalığını artırırsa onlardandır. Kim bir topluluğun amelinden razı olursa onu işleyene ortak olur.”[6]
Abdurrahman b. Ziyad şöyle dedi: “Ebu Zerr el-Gıfari radıyallahu anh bir düğün yemeğine davet edildi. Oraya gittiğinde eğlence sesleri işitti ve geri döndü. Ona: “Girmeyecek misin?” denilince: “Ben bazı sesler işittim. Kim bir topluluğun kalabalığını artırırsa onun ehlinden olur. Kim bir amelden razı olursa onu işleyene ortak olur” dedi.”[7]
Enes b. Malik radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim bir topluluğun karartısını (kalabalığını) artırırsa onlardandır.[8]
Urs b. Umeyra el-Kindî radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Yeryüzünde bir günah işlenildiğinde orada bulunup da bundan nefret eden orada bulunmamış gibidir. Kim de orada olmadığı halde razı olursa, ona şahit olmuş gibidir.”[9] Aynısı İbn Mes’ud radıyallahu anh’den rivayet edilmiştir.[10]
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
وَإِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُ وَإِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَلِيلًا * وَلَوْلَا أَنْ ثَبَّتْنَاكَ لَقَدْ كِدْتَ تَرْكَنُ إِلَيْهِمْ شَيْئًا قَلِيلًا * إِذًا لَأَذَقْنَاكَ ضِعْفَ الْحَيَاةِ وَضِعْفَ الْمَمَاتِ ثُمَّ لَا تَجِدُ لَكَ عَلَيْنَا نَصِيرًا
Müşrikler neredeyse seni, başkasını bize iftira etmen için sana vahyettiğimizden uzaklaştırarak fitneye düşürecekler ve işte o zaman seni dost edineceklerdi. Eğer seni sağlam tutmamış olsaydık, neredeyse onlara azıcık meyledecektin. O takdirde de sana, hayatın da, ölümün de kat kat azabını taddırırdık; sonra sen, bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.” (İsra 73-75)
Bu ayetler açıkça gösteriyor ki, müşriklerin tevhid ehlini dost edinmeleri ancak tevhid ehlinin onlara meylederek fitnelerine düşmelerinden sonra olur. Bu durumda azıcık bir meyil bile Allah Azze ve Celle’nin gazabını çekmektedir. Müşriklerin, fasıkların ve bid’at ehlinin arasına girip, beraberce yaşamak mutlaka böylesi bir meyle sebep olur. İnsanın tabiati buna karşı duramaz. Allah Azze ve Celle, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in dahi kendisinin sebat ettirmesi sayesinde onlara meyletmediğini belirtmiştir. Şeklen isyan ehline benzemek, ya onlara meyletmenin bir sebebi olur yahut da onlara meyletmenin sonucudur.
Yine Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: “Onlar, senin kendilerine yumuşak davranmanı arzu ettiler. O zaman onlar da sana yumuşak davranacaklardı.” (Kalem 9)
Mucahid rahimehullah bu ayet hakkında dedi ki: “Onları ilahlarına bıraksaydın, onlar da seni üzerinde bulunduğun hakka bırakacak ve kendilerine meylettireceklerdi.”[11]
Bu çalışmamda Kitap ve sünnette varid olan, bâtıl ehline benzemekten yasaklama ifade eden nasları toplamaya çalıştım. Bu nasların bazısı kâfir ve müşriklere, bazısı cahiliyye ehline, bazısı münafıklara, bazısı şeytana, bazısı bid’at ehline ve bazısı da fasıklara benzemekten yasaklamaktadır. Bu benzeme türlerinin hükümleri de birbirinden farklıdır. Kitabın girişinde genel kapsamlı olarak bâtıl ehline benzemekten yasaklayan nasları ve işleyenler hakkında: “bizden değildir” denilen fiillerin ne anlama geldiğine dair açıklamalar ekledim.
Allah Azze ve Celle’den bu çalışmamı, hak ile bâtıl arasındaki çizginin netleştirilmesine vesile ve bana ahiret azığı kılmasını dilerim. Tevfik Allah’tandır.
Ebû Muâz Seyfullah Erdoğmuş el-Çubukâbâdî
28 Ramazan 1433 / 17 Ağustos 2012 Çubuk/Ankara



[1] Sahih. Buhari (16) Muslim (43)
[2] Hasen. Darimi (318)
[3] Sahih. Buhari (6169) Muslim (2640)
[4] Sahih mevkuf. Hakim (4/475) Ebu Nuaym Hilye (7/243) İbn Sa’d (6/129) İbn Ebi Şeybe (6/410) Beyhaki, Şuab (6/69) İbnu’l-Ca’d, Musned (1/344)
[5] Hasen mevkuf. Ya'kûbî, Tarih (s.192), Tûsî, el-Emali (134) Belazurî Ensabu'l-Eşraf (2/239 no: 296 ve 2/274 no: 358), el-Muhtar, Nehcu'l-Belaga (262) Meclisî Biharu'l-Envar (22/105).
* Kadı Abdulcebbar Tesbitu Delailu'n-Nubuvve adlı kitabında (1/211) muallak olarak Ali radıyallahu anh'den rivayet etmiş, Ebu'l-Muzaffer es-Sem'anî (Tefsirinde), Ragıb el-İsfehani (ez-Zeria'da) Gazali (el-Munkız, İhya ve Mizanu'l-Amel'de), Zemahşeri Keşşaf'ta, İbnu'l-Cevzi Telbisu İlbis'te muallak olarak Ali radıyallahu anh'ten nakletmişler, ilim ehli bu sözün anlamının doğruluğunu tasdikleyerek telakki bi'l-kabul ile kabul etmişlerdir.
[6] Sahih. Deylemi (5621) eş-Şenterini, ez-Zahire Fi Mehasini Ehli’l-Cezire (4/777) Zehebi, Teşbihu’l-Hamis (s.17) Ebu Ya’lâ’dan naklen: Fethu’l-Bari (13/37) Zeylai Nasbu’r-Raye (4/346) Metalibu Aliye (1660) Busayrî İthaf (3297/1) Ali b. Ma’bed’in Kitabu’t-Taat ve’l-Ma’siyet’inden naklen; İbn Hacer, ed-Diraye (1015) Keşfu’l-Hafa (2588)
[7] Munkatı. İbnu’l-Mubarek, Kitabu’z-Zuhd (42) Begavi Şerhu’s-Sunne (9/149) ez-Zeylaî Nasbu’r-Raye (4/346) Abdurrahman b. Ziyad ile Ebu Zerr radıyallahu anh arasında inkıta vardır.
[8] Hasen ligayrihi. Hatib Tarih (10/40) İbn Ebi Asım, es-Sunne (1464) Ebu Amr el-Buhayri, Fevaidu’l-Muntabe Li’l-Mahledî (el yazma no:788) el-Elbani ed-Daife (4608) isnadında el-Haris b. en-Numan ve Said b. Umare zayıftır. İbn Mes’ud radıyallahu anh hadisi ile hasen derecesine çıkmaktadır.
[9] Hasen. Ebu Davud (4345-46) Taberani (17/139) Ebu Nuaym Tarihu İsbehan (1/169) İbn Kani Mucem (850) Fesevi Meşyeha (171)
[10] Sahih mevkuf. İbn Ebi Şeybe (7/484) Beyhaki (7/266) el-Uşeyb Cüz (no:27) İbn Dust, Emaliyu’n-Neccad (el yazma no: 8) Busayri, İthaf (3297/2)
[11] Taberi, Tefsir (23/534)

11 Kasım 2015 Çarşamba

Tasavvufun Hakikati Çıktı



 
Hiç kimse Allah ve rasulünün koyduğu ölçülerden daha güzelini ortaya koyamaz. Akidede, İlimde, ahkamda, ibadette ve ahlakta böyle olduğu gibi nefislerin tezkiyesinde de durum böyledir. Lakin tasavvufçular sünnetin dışında bir takım metotlar uygulamaya koyarak  Ehl-i sünnet yolundan uzaklaşmışlardır.
Dr. Ömer Ferruh diyor ki; “Sufilik zühd ve vera hareketi olarak başladı, sonra ibadette aşırılık nizamı olarak gelişti. Daha sonra ilk mecrasından uzak olarak aklî ve nefsî yönelişte karar kıldı. Pek çok yönden sınırı aşarak İslam’dan uzaklaştı.”[1]
Maalesef Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in en çok sakındırdığı şeylerden olan bid’atler hayat tarzı haline gelmiştir. Bu durumun sebeplerinin başında da Tasavvuf kültürü gelmektedir.


[1] Tarihu’l-Fikri’l-Arabi (s.470)

Sünnet Müdafâası ve İttibâ Tevhidi Çıktı




 
 




Sünnetin vahiy kaynaklı oluşunun etraflıca delillendirildiği bu çalışmada, “Sahih de olsa, hadisler akidede bağlayıcı değildir” diyenler ile “Hadisler Kuran’a arz edilmedikçe kabul edilmez” iddiasıyla, aslında hadisleri fasit akıllarına ve anlayışlarına arz edenlerin; Kuran’a ve sünnete nasıl muhalefet ettikleri, Allah’ın Kitabı hakkında ne kadar cahil ve gafil oldukları Allah’ın izniyle ispatlanmaktadır.
Maksatlı kimselerin “Hristiyan ve Yahudilerin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmesi gerekmez, onlar mümindir” iddiası da bu çalışmada inşallah cevabını bulmaktadır.
Kitabın ikinci bölümünde ise İttibâ tevhidi, mânâsı, zorunluluğu ve şartları açıklanmaktadır.